practice

Yazılı ve Sözlü Çeviri

Yazılı Çeviri ile Sözlü Çeviri Arasındaki Farklar

İşletmelerin dünya çapında ulaşılabilir olması için farklı ülkelerden müşterilerle açık bir şekilde iletişim kurmaları gerekir. Müşterilerle çalışmaya yönelik en iyi yaklaşımı uygulayabilmek için, yazılı çeviri, sözlü çeviri veya her ikisinin birleşimini sunan bir tercüme bürosunun yardımına başvurmak esastır.

 Bu iki seçeneğin benzerlikleri olsa da, müşterinin ihtiyaçlarını karşılamak için hangisinin gerekli olacağını belirleyecek temel farklılıklar mevcuttur.

 Yazılı Çeviri Nedir?

Yazılı çeviri, yazılı içeriği bir kaynak dilden hedef dile dilbilimsel olarak doğru, kültürel açıdan uygun ve hedef kitleye hitap edecek şekilde dönüştürme işlemidir. İster temel bir belge çevirisi, ister kapsamlı bir klinik deney çevirisi üzerinde çalışılıyor olsun, çevirmenler çeviri yapacakları dilleri anadilleri olarak konuşuyor olmalı ve belirli sektörlerde uzmanlaşmış olmalıdır.

 Sözlü Çeviri Nedir?

Sözlü çeviri, içeriği ve mesajları gerçek zamanlı olarak iki dil arasında sözlü olarak aktarma işlemidir. Tercümanlar genellikle konuşmacı konuşurken veya konuşmacı birkaç cümleyi tamamladıktan hemen sonra tercüme eder. Tercümanların hem bilgiyi hem de tonu doğru bir şekilde sunmaları kritik öneme sahiptir; bu durum, özellikle uzaktan sözlü çeviri işlerinde katılımcılar farklı konumlardayken zorlayıcı olabilir.

 Yazılı Çeviri ile Sözlü Çeviri Arasındaki Temel Farklar Nelerdir?

Birçok kişi yazılı çeviri ve sözlü çeviri hizmetlerini birbirinin yerine geçebilir olarak görse de, aşağıdaki gibi bazı ayrımlar mevcuttur:

 Ayrı ortamlar ve biçimleri kullanırlar: Yazılı çeviri ile sözlü çeviri arasındaki en belirgin fark iletişim biçimleridir. Sözlü çeviri, isminden de anlaşılacağı üzere sözlü olarak yapılmakta ve tercümanlar sözlü iletişimde uzmanlaşmaktadır. Profesyonel sözlü çeviri hizmeti gerektiğinde, bu çeviriler yüz yüze, telefon veya video konferans aracılığıyla gerçekleştirilir. Tercümanlar konuşarak çeviri yaparken, mütercimler yazarak çeviri yapmak durumundadır. Mütercimler, yazılı çeviri üzerine uzmanlaştıklarından dolayı dillerin tekniğini, lehçelerini ve kültürel özelliklerini anlamak durumundadır.

Çevirilerin süresi türüne göre değişir: Sözlü çevirinin bir türü olan simültane çeviri eş zamanlı gerçekleşmektedir; bu nedenle tercümanlar, sunum yapan bir kişinin konuşurken verdiği mesajı iletebilmelidir. Bu nedenle tercümanlar verilen mesajı gecikmeden kavramaya ve aktarmaya hazır olmalıdır. Sözlü çevirinin aksine yazılı çeviri, kaynak metin yazıldıktan sonra gerçekleşmekte, bu durum ise isabetli ve kaliteli çeviriler elde etmek için referans materyalleri ve teknolojiyi kullanmaları konusunda mütercimlere zaman kazandırmaktadır. Ancak, anlık talep üzerine çeviri hizmetlerinin gerekli olduğu zamanlar vardır ve bu da çevirinin tamamlanma süresini kısaltır.

 Hem yazılı çeviri hem de sözlü çeviri için isabetlilik hayati önem taşısa da, bu isabetlilik farklı oranlarda sağlanmalıdır: Sözlü çevirilerin hızlı temposu genellikle yazılı çeviriden biraz daha düşük bir isabetlilik oranı gerektirir. Tercümanlar sözlü çeviri esnasında mükemmellik için çaba gösterse de, yüksek tempolu bir ortamda kusursuz bir isabetlilik elde etmek zor olabilir. Mütercimler projelerine daha fazla zaman ayırabildiklerinden, çevirilerini tamamladıktan sonra hedef metnin isabetliliğini sağlamak için daha iyi kontrol edebilirler. Ayrıca, tercüme büroları hedef metnin doğru çevrildiğini sağlayan bir kalite yönetim sistemi kullanmaktadır.

Çevrilen dillerin yönü gereksinimleri bakımından benzersizdir: Tercümanlar iki veya daha fazla taraf arasında iletişim kurdukları için hem kaynak hem de hedef dillerde akıcı olmaları gerekir. Bu durum özellikle çok dilli sözlü çeviri gerektiren gruplarla çalışırken önemlidir. Ancak mütercimler genellikle kaynak dilden hedef dile tek yönlü olarak çalışırlar. Diller arasında iki yönlü çeviri yapmaya ihtiyaçları yoktur.

Mütercimlerin ve Tercümanların Hangi Becerilere İhtiyacı Var?

Mütercim ve tercümanların hem mesleki niteliklere hem de güçlü bir dilbilim anlayışına haiz olmaları beklenirken, öte yandan her iki meslek de kendine özgü becerileri gerektirir.

 Mütercimler aşağıdaki yetenek ve özelliklere sahip olmalıdır:

 Merak duygusu ve çevirisi yapılacak her iki dili anadili olarak konuşan kişilerin kültürlerini anlama isteği.

Noktalama işaretleri ve dilbilgisi kurallarına haiz olmakla birlikte mükemmel seviyede yazma yetenekleri.

Hedef dilde anadil düzeyinde konuşma becerisi ve kaynak dilde akıcılık.

Yeni teknolojileri öğrenme ve bilgisayar destekli çeviri araçlarını kullanma becerisi.

Alanlarına adanmışlık ve isabetli, anlamlı ve amacına uygun çeviriler üretme hedefi.

Tercümanlar ise aşağıdaki becerilere sahip olmalıdır:

 Kelimelerin anlamını ve konuşmacının tonuyla beden dilini keskin bir şekilde anlamak da dahil olmak üzere güçlü dinleme yetenekleri.

Kullanılacak terminoloji hakkında geniş bir bilgi birikimine sahip olmakla ile birlikte her iki dilde yeterlilik.

Bir dili diğer dile hızlı bir şekilde tercüme etme yeteneği.

Uzaktan simültane çeviri teknolojisini kullanmada rahatlık.

Mükemmel kısa süreli hafıza becerileri ve bilgiyi doğru bir şekilde ifade etme yeteneği.

Bir şirket, küreselleşme yolunda ilerlerken bir aşamada mütercimlere veya tercümanlara ihtiyaç duyacaktır. Bu hususta en iyi yöntemi belirlemek için profesyonel bir tercüme bürosuyla birlikte çalışmanız size önemli ölçüde fayda sağlayacaktır.

Ankara Yeminli Tercüme | Ankara Yeminli Çeviri

  • Paylaş: